Dolar 32,5812
Euro 34,7691
Altın 2.420,00
BİST 9.645,02
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 24 °C
Az Bulutlu

“Varlık Fonu Değil Yurtdışından Kredi Bulma Aracı”

06.01.2023
161
A+
A-
“Varlık Fonu Değil Yurtdışından Kredi Bulma Aracı”
REKLAM ALANI

Dün TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Türkiye Varlık Fonu’nun 2021 Yılı Denetim Raporları görüşüldü. Komisyon üyesi ve CHP Muğla Milletvekili Süleyman Girgin, komisyonda yaptığı konuşmada Varlık Fonu’na dair değerlendirmelerde bulundu.

Girgin konuşmasında şunları söyledi:

DÜNYADAKİ ÖRNEKLERİNE BENZEMİYOR

“Dünyada varlık fonları ülkelerin oluşan bütçe fazlalıklarını çeşitli ulusal ve yabancı finansal varlıklara yatırım yaparak gelirlerini artırmaya ve oluşan zenginliği ileriki nesillere aktarmaya yönelik olarak ilgili devletin kontrolünde oluşturulmaktadır. Bu anlamda baktığımızda Türkiye Varlık Fonu dünyadaki örneklere benzememektedir. Türkiye Varlık Fonu, ülkemizdeki kamu sermayeli şirketleri kendi portföyüne alarak bunların gelirlerini teminat göstermek suretiyle yurt dışından kredi bulmak amacıyla faaliyet göstermektedir.

Türkiye Varlık Fonunun 2021 yılına ait raporlarında, örneğin, sayfa 67’de belirtilmiş, HSBC Bank liderliğinde 16 Mart 2021 tarihinde 14 yabancı bankanın katılımıyla sağlanan 1 milyar 250 milyon euro tutarındaki kredi, konsolide borç bilançoda da uzun vadeli borçların kısa vadeli kısmında gösterilmiş. Aslında, Türkiye Varlık Fonuna “varlık fonu” demek çok iddialı olacaktır ve dünyada örneği bulunmayan bir uygulamadır.

VARLIK FONU KÂR ETMİYOR

Türkiye Varlık Fonu bünyesine alınan şirketlerin kamuyla aralarında sermaye geçişkenliği çok fazla. Türkiye Varlık Fonu kâr etmediği gibi temin edilen kredilerin nerelere, ne şekilde aktarıldığı, ne kadarının Hazineye, ne kadarının Merkez Bankası kullanımına veya ne kadarının iç veya dış hangi gelir getirici yatırım araçlarının değerlendirildiği konusunda tam bir muamma yaşanıyor. Bu konularda raporlarda da açıklayıcı bilgiler bulunmamaktadır.

KAMUYA AİT OLUP DA ATIL OLAN HANGİ KAYNAĞI EKONOMİYE KAZANDIRMIŞTIR?

Türkiye Varlık Fonu amacında belirtildiği gibi, sermaye piyasalarında araç derinliği sağlamak için hangi faaliyetleri yürütmüştür? Bu faaliyetlerin sonuçları ne olmuştur? Yurt içinde kamuya ait olup da atıl olan hangi kaynağı ekonomiye kazandırmıştır? Hangi stratejik yatırıma iştirak etmiştir? Ettiyse sonuçları ne olmuştur? Bulduğu dış kaynağı gerçekten ucuza bularak maliyet avantajı yaratmış mıdır? Bulduğu kaynağın vadesi, faiz oranı, şartları nedir? Denetim raporları bu konulara hiç girmemiştir.

BAŞARILI BİR BİLANÇOSU YOK

Ana ortaklığa ait öz kaynaklarda 2020 yılında devlet katkısı 12 milyar 874 milyon TL artırılarak 151 milyar 138 milyon TL artırılmıştır. Raporda bu katkının Türkiye Şeker ve Kayseri Şeker Fabrikası sermaye artırım payı olarak aktarıldığı belirtilse de -ki öyle yapılmış- bu katkı miktarını konsolide bilançodan çıkarıp alsak dönem sonu görünen kârın oluşmayacağını söyleyebiliriz.

Türkiye Varlık Fonu bu hâliyle başarılı bir bilançoya sahip değildir. Yine, konsolide gelir tablosunda, kâr-zarar tablosunda vergi kâr dağıtım öncesi bir nevi brüt dönem kârı gibi de yorumlanabilecek kâr 11 milyar 123 milyon TL olarak verilmiştir.

KÂRIN 2.5 KATI PERSONEL VE YÖNETİM GİDERİ

Bahse konu olan kâr rakamının hesaplanmasında gider unsuru olan genel yönetim giderleri adı altında gösterilen 28 milyar 173 milyon TL oldukça yüksek görünmektedir. Bir diğer bakışla brüt kârı neredeyse 2,5 katı personel ve yönetim gideri söz konusudur. Burada rakamın büyüklüğüne dikkat çekilebilmiştir. Rakamı oluşturan ödemelerin kimlere ne kadar maaş, hakkı huzur veya yönetim organlarına yapılan harcama olduğu raporlarda yer almadığından çokluğun hangi referansa dayandırıldığını söylemek mümkün değildir.

HAZİNEDEN AKTARIM OLMASA İFLAS ETMİŞ ŞİRKETLER

Raporda,  şirketlere ait denetim raporlarında da belirtilen hatalı bulgular gösterilmiştir. Sadece bunlar bile Türkiye Varlık Fonunun ne kadar bölük pörçük bir yapıda olduğunu, portföyünde bulunan birçok kamu kurumunun da ciddi mali risklerle çalıştığını göstermektedir. Konuya raporlarda hiç girilmemiştir ama Türkiye Varlık Fonu portföyünde bulunan birçok kamu şirketinin teknik anlamda iflas noktasında olabileceği aslında hazineden zaman zaman aktarılan kaynaklar olmasa öz kaynaklarını bile yitirmiş olabileceklerini söyleyebiliriz.

KAMU ŞİRKETLERİ NEDEN BU NOKTAYA GELDİ? CEVAP YOK!

Ayrıca raporda “ciddi riskli” ve “yüksek riskli” olarak not edilen duruma bu kamu şirketleri neden gelmiş olduğunun raporlarda belirtilmesi gerekirken bu konulara hiç girilmemiştir. Raporda Türkiye Varlık Fonu bünyesinde bulunan 25 şirketten Ziraat Bankası, Halkbank, Türkiye Varlık Fonu Finansal Yatırımlar AŞ Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı, BOTAŞ hakkında denetim raporları sınırlı olumlu, TurkishEnergyCompany raporu bilgi belge verilmediği için düzenlenemediği belirtilmektedir. Portföydeki bu firmaların raporlarındaki sakatlık Türkiye Varlık Fonu konsolide bilançosunu da sakatlayacağından konsolide bilançoya dayanan Türkiye Varlık Fonu denetim raporu da sakatlanmış olmaktadır.

KIRILGAN FON: PORTFÖYDEKİ ŞİRKETLER SÜREKLİ SERMAYE DESTEĞİNE İHTİYAÇ DUYUYOR

arkadaşlar. Raporun 68 ve 72’nci sayfalarında Türkiye Varlık Fonunun portföyünden 53 milyar 93 milyon TL ikraz 2 ve ikraz 3 işlemi olarak görülen konu portföydeki kamu bankalarına sermaye artışı için aktarılan meblağları ifade etmektedir. Eğer portföyde bulunan kamu bankaları normal faaliyetlerinden fon yaratarak kârlılıklarını sürdüremeyip sermaye desteği ihtiyacı hissediyorlarsa bunun nedenlerinin bilinmesi gerekir. Türkiye Varlık Fonu -adı üzerinde- Varlık Fonu ve finansal istikrar sağlamak ve fonları etkin değerlendirmek için kurulmuştur. Eğer portföydeki şirketler sürekli sermaye desteğiyle faaliyetlerini yürütebiliyorlarsa fonun büyümesi çok kırılgan demektir veya portföydeki şirketlerin faaliyetlerinde bir sakatlık söz konusudur demektir.

KAMU BANKALARINA BANKACILIĞA AYKIRI GÖREVLER YAPTIRILIYOR

Ancak bilinen bir gerçeklik de Türkiye Varlık Fonu bünyesinde olan şirketlerden kamu bankalarına bankacılık uygulamalarına aykırı görevler ve işler yaptırılmaktadır ki bu bankalar verilen görevlerden ettikleri zararlar dolayısıyla sermaye yeterlilik rasyoları düştüğünden öz kaynak katkısı almak zorunda kalmaktadırlar.

ZİRAAT BANKASI’NDA SORUNLU KREDİ GÖRÜNENDEN FAZLA

Raporun 76-81 sayfalarında Türkiye Varlık Fonu portföy şirketlerinin PWC bağımsız denetim şirketinin yaptığı denetim raporlarında sınırlı olumlu görüş bildirilen yani şartlı olumlu görüş olarak da nitelenebilecek sonuçlar da Ziraat Bankası, Halk Bankası, BOTAŞ, Turkish Energy Company ve PTT bilançolarındaki maddi hatalar detaylı olarak verilmiştir. burada özellikle Ziraat Bankasının bilançosunda ayırdığı karşılığın 3 milyar 505 milyon TL çok yetersiz olduğu vurgusu dikkat çekicidir. Bunun anlamı Ziraat Bankasının portföyünde bulunan sorunlu kredilerin gösterilenden daha yüksek olduğu demektir. Ziraat Bankası da Türkiye Varlık Fonu için de aktif büyüklüğü itibarıyla en büyük şirketlerden olduğundan esasen Türkiye Varlık Fonu portföyünün de kırılgan olduğunu göstermektedir. Risklerin neden kaynaklandığı, sonuçlarının neler olabileceği Türkiye Varlık Fonu Denetim Raporu’nda hiç değinilmemiştir.

Dünyada yer alan örneklerine benzemeyen Türkiye Varlık Fonu Denetim Raporu da portföy şirketlerinin denetim raporlarının konsolide edilmesinden ve ilgili raporlarda tespiti yapılan hususların ifade edilmesinden ibarettir. Türkiye Varlık Fonunun kuruluş amacında belirtilen konularda gösterdiği performansın ölçülmesinden finansal piyasalar, dış kaynak temini ve yatırım iklimine ne tür katkılarının olduğunun bilinmesinden çok uzak bir rapor hazırlanmıştır.”

Haber Servisi

REKLAM ALANI
Haberci İki